RUHA TV Canlı Yayın (eski siteden)
Güncel - YaşamÖzel haberAsayişEkonomiSiyasetSporDünyaRöportajKültür-TurizmGündemEğitimBilim ve TeknolojiVideoBelediye haberleriFoto GaleriTarımYazarlarSağlık
Anasayfa Gündem Erdoğan: "İsrail'i Barış İçin Zorlamak Gerekmektedir"

Erdoğan: "İsrail'i Barış İçin Zorlamak Gerekmektedir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki yıllarda katıldığı (BMGK) toplantılarında olduğu gibi bu yıl da dünyanın dikkatini Gazze'de yaşanan soykırıma çekecek.

· 10 dk okuma · Süper A. · 18 okunma
0Yorumlar
Erdoğan: "İsrail'i Barış İçin Zorlamak Gerekmektedir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki yıllarda katıldığı Birleşmiş Milletler Genel Kurul (BMGK) toplantılarında olduğu gibi bu yıl da dünyanın dikkatini Gazze'de yaşanan soykırıma çekecek.

Bu toplantılarda uluslararası toplumu İsrail'in zulmüne karşı birlikte hareket etmeye çağıran Erdoğan, sık sık çözümün 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve mütecanis topraklara sahip bir Filistin devletinin bir an önce kurulması olduğuna değindi.

Erdoğan, başbakan olarak katıldığı 2007'deki 62. Genel Kurul hitabında, Türkiye'nin bulunduğu bölgedeki en önemli istikrarsızlık kaynaklarından birini, Orta Doğu sorununun oluşturduğunu dile getirdi.

Bölge geneli ve ötesinde yansımaları olan Filistin sorununu, Orta Doğu ihtilafının odağındaki temel mesele olarak gördüklerini söyleyen Erdoğan, Filistin sorunuyla mücadelenin, sadece bölgede değil, bölge dışındaki ülkelerin de el birliğiyle çözülmesi gereken bir mücadele olduğunu kaydetti.

Filistin'in kendi içinde yaşanan siyasi ayrışma ile durumun daha da zorlu bir hal aldığını vurgulayan Erdoğan, "Filistin sorununa kalıcı bir siyasi çözüm ve İsrail ile iki devlet vizyonuna dayalı kapsamlı bir barış, bölge için olduğu kadar küresel istikrar için de büyük önem taşımaktadır. İsrail-Filistin ihtilafının çözümünün bölgedeki diğer sorunların halli yönünde de olumlu etki yapacağına inanıyoruz. Barış Süreci'nin canlandırılması yönündeki çabalarda taraflara her türlü desteği vermeye ve düzenlenmesi öngörülen uluslararası toplantıya katkıda bulunmaya hazırız." ifadelerine yer verdi.

Erdoğan, 2009'daki 64. Genel Kurul hitabında da Türkiye olarak üzerinde hassasiyetle durdukları bölgesel meselelerden birinin Filistin-İsrail ihtilafı olduğunu vurguladı. İki devletli çözümü dünya barışının vazgeçilmez şartı olarak gördüklerinin altını çizen Erdoğan, "Türkiye, Filistin halkının her zaman yanında olmuş ve bundan böyle de olmaya devam edecektir." açıklamasını yaptı .

Gazze'de insanların çadırlarda yaşadığını, içilecek su bulamadığını vurgulayan Erdoğan, "Bu tabloya karşı biz insani görevimizi yapıyor muyuz? Acaba BM ne yapabiliyor veya Güvenlik Konseyi ne yapabiliyor? Böyle bir yaptırım gücü var mı yok mu? Bunun üzerinde özellikle hassasiyetle durmamız gerekiyor. Gazze için verilen sözler tutulmadı." diye konuştu.

Gazze'deki yaşamın normalleşmesini istediklerini aktaran Erdoğan, "Filistin sorunu, sadece bir tarafın talepleri esas alınarak çözülemez. İsrail'in güvenliği kadar Filistinlilerin güvenliği de önemlidir. İsrail'in istikrar talebi kadar Filistin halkının özgürlük ve barış talebi de meşrudur." diye ekledi.

"Vicdani Sorumluluğumuzdur"

Bölge ve dünya barışının önündeki en büyük engellerden biri olan Filistin sorununun çözümünün, ancak herkese adil ve eşit muamele edilmesi halinde mümkün olacağını ifade eden Erdoğan, "Gazze'deki insanlık dramının sona erdirilerek kalıcı huzur ortamının tesisi, insani ve vicdani sorumluluğumuzdur." ifadelerine yer verdi.

Uluslararası toplumun konuya ilgi ve hassasiyetini kaybetmemesinin, sorunun çözümü yönündeki çabalara yeni bir ivme kazandırmasında son derecede önemli olduğunu belirten Erdoğan, "İlgili tüm tarafları, bu soruna kayıtsız kalmamaya, yeni acılar yaşanmasına göz yummamaya çağırıyoruz." dedi.

Erdoğan, 2011'deki 66. Genel Kurul konuşmasında Filistin-İsrail ihtilafının çözülememesinin, aksine her defasında hak ve hukukun siyasi dengeler uğruna heba edilmesinin, uluslararası adalet duygusuna vurulan en büyük darbe olduğunu vurguladı ve BM çatısı altında alınan fakat İsrail'in hiçe saydığı yüzlerce karar olduğunu dile getirdi.

BM'nin Filistin halkının yaşadığı insanlık dramının sona ermesini sağlayacak hiçbir adımı atamayacak kadar aciz kaldığını dile getiren Erdoğan, "Acaba, BM Güvenlik Konseyi farklı ülkeler için bu tür yaptırım kararları aldığı zaman bu kararlara uymayanlara aynen İsrail'e uyguladığı gibi sessiz mi kalıyor?" diye ekledi.

Erdoğan ayrıca, "Rahatlıkla fosfor bombasını kullanan İsrail, atom bombasını bulunduran İsrail, buna karşı bir yaptırım yok ama çevrede böyle bir havayı hissettikleri anda nasıl yaptırım yaparız bunun gayreti içerisine giriliyor. Adalet bu mu, bu sorulmaz mı?" dedi.

Filistin topraklarının işgal altında olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Orantısız güç kullanan İsrail'dir ama yaptırım uygulanmayan yine İsrail'dir. İşgal altındaki Filistin topraklarında uluslararası toplumun tüm çağrılarına karşı devam eden yasa dışı yerleşimler ile Gazze'ye yönelik abluka bu kapsamda en öne çıkan iki husustur. Soruyorum; İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde herhangi bir toplumu uluslararası ilişkilerden veya insani münasebetlerden tecrit etmek veya soyutlamak gibi bir şey var mıdır? Benim okuduğum İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde böyle bir şey yok. Bir sandık domatesi Filistin'e sokmak isterseniz İsrail'in iznine tabisiniz ben bunu insani olarak görmüyorum."

"İsrail'i Barış İçin Zorlamak Gerekmektedir"

Meselenin sadece basit bir "güvenlik için barış" denklemi olmadığını kaydeden Erdoğan, "Orta Doğu'da yeşermeye başlayan yeni siyasi ve beşeri coğrafyayı doğru okuyarak, sürekli bir çatışma ve ihtilaf halini sürdürmenin artık mümkün olamayacağını görmeniz gerekmektedir. Uluslararası toplum olarak BM kuruluş gayesi olan uluslararası barış ve güvenliğin tesisi idealine inanıyorsak, İsrail'i, bu ülkeyi yönetenlere rağmen barış için zorlamak, bu ülkeye hukukun üstünde olmadığını açık bir şekilde göstermek gerekmektedir." diye ekledi.

"Türkiye'nin Filistin Devleti'nin Tanınmasına Desteği Koşulsuzdur"

Erdoğan, bu doğrultuda atılması gereken en önemli adımlardan birinin, Filistin halkının devlet olarak tanınma yönündeki haklı talebinin karşılanması ve Filistin Devleti'nin temsilcilerinin de bu yüce kurulda BM üyesi olarak hak ettiği yeri alması olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Aslında BM, 1947'de 181 sayılı kararla Filistin'i devlet olarak ilan etmişti ama ne yazık ki bu uygulamaya konulmadı. Türkiye'nin Filistin Devleti'nin tanınmasına desteği koşulsuzdur. Türkiye, Orta Doğu coğrafyasında barışın hakim kılınması için her türlü çabayı sarf etmeye hazırdır. Bu bağlamda Arap-İsrail ihtilafının çözüme kavuşturulması, Filistin Devleti'nin tanınması, Filistinliler arası iç uzlaşmanın sağlanması, Gazze halkının maruz kaldığı gayri hukuki ablukanın kaldırılması için bundan böyle de aktif tutum izlemeye devam edecektir."

Erdoğan, konuşmasında "Bu kürsüden özellikle vurgulamak istiyorum; İsrail halkı ile sorunumuz yoktur. Sorun, şimdiki İsrail hükümetinin saldırgan politikalarından kaynaklanmaktadır." altını çizdi.

"İki Devletli Çözüm"

Erdoğan, cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez 2014'te hitap ettiği BM 69. Genel Kurul hitabında da Filistin sorununu dünya gündemine taşıdı. Sorunun, bölgedeki birçok meselenin temel kaynağı olduğunun altını çizen Erdoğan, "Filistin'de iki-devletli çözümün derhal hayata geçirilmesi, Gazze üzerindeki ablukanın kaldırılması ve İsrail'in yanında bağımsız ve sürdürülebilir bir Filistin devletinin kurulması, siyasi, insani ve ahlaki bir zorunluluktur." dedi.

BM kürsüsünde iki devletli çözüm konusunun konuşulduğunu ancak adım atılmadığını vurgulayan Erdoğan, "Konuşmak yetmez. Artık icraata ihtiyacımız var. Artık icra zamanıdır." diye konuştu.

"Dünya Beşten Büyüktür"

Erdoğan, küresel sorunlar için BM'yi göreve çağırarak, "Daha fazla gecikmeden, daha fazla masum insan hayatını kaybetmeden, küresel vicdan daha fazla yaralanmadan, BM sorunlara ağırlığını koymalıdır. Altını çizerek ifade etmek isterim ki, dünya, 5'ten büyüktür. BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi 5 ülkenin, dünya gerçekleriyle bağdaşmayacak şekilde BM'yi etkisiz hale getirmesi, küresel vicdanın kabul edebileceği bir durum değildir." çıkışını yaptı.

Kararların bir ülkenin iki dudağı arasında kalabildiğini kaydeden Erdoğan "Filistin'de sadece birkaç ay içinde 2 binden fazla masum insan katledilirken BM beklenen çözümü üretememiştir. Suriye'de 4 yıldır 200 binden fazla kişi katledilirken, 9 milyona yakın insan yer değiştirirken, BM yine etkili çözümler sunamamıştır." şeklinde konuştu .

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016'daki BM 71. Genel Kurul hitabında, Filistin halkına iki devletli çözüm temelinde başkenti Doğu Kudüs olan her bir Filistinli için bir huzur kaynağı olacak hür bir Filistin'de yaşama imkanı tanınmasının uluslararası toplumun Filistinli çocuklara bir borcu olduğunu dile getirdi.

"Uluslararası Toplumu Filistin Devleti'ne Destek Olmaya Davet Ediyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017'deki BM 72. Genel Kurul hitabında da barış sürecinin devamının ancak İsrail'in yasa dışı yerleşim faaliyetlerini derhal durdurması ve 2 devletli çözüm doğrultusunda adımlar atmasıyla mümkün olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Bu çerçevede, uluslararası toplumu Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'deki Filistinli kardeşlerimize, bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip Filistin Devleti mücadelelerinde destek olmaya davet ediyorum." şeklinde konuştu.

Erdoğan, 2018'deki BM 73. Genel Kurul hitabında geçmişte Bosna'da, Ruanda'da, Somali'de, yakın tarihte Myanmar'da halen Filistin'de yapılan katliamların hep BM Güvenlik Konseyi'nin gözü önünde gerçekleştiğine dikkati çekerek, "Filistinlilere uygulanan zulme ses çıkartmayanların, onlara yapılan yardımları kısma konusundaki gayretleri sadece zalimlerin cesaretini artırmaktadır. Tüm dünya arkasını dönse bile Türkiye olarak biz, mazlum Filistinlilerin yanında yer almaya, ilk kıblemiz Kudüs'ün tarihi ve hukuki statüsüne sahip çıkmaya devam edeceğiz." diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019'daki BM 74. Genel Kurulu'nda ise dünyada adaletsizliğin en çok yaşandığı yerlerden birinin, İsrail işgali altındaki Filistin toprakları olduğuna dikkati çekerek, "Daha birkaç gün önce sokaktaki masum bir Filistinli kadının İsrail güvenlik güçleri tarafından alçakça öldürüldüğü görüntüler bile vicdanları harekete geçiremiyorsa artık sözün bittiği yerdeyiz demektir." ifadelerine yer verdi.

Haritalarla Anlattı

Bölgeye ilişkin haritaları gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Merak ediyorum bu İsrail neresidir, acaba bu İsrail'in toprakları nereleri kapsıyor, 1947'de İsrail neresiydi, bunun ardından acaba 1949, 1967'de İsrail neresiydi ve şu anda İsrail neresi?" diye sordu ve sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sene 1947, neredeyse burada İsrail yok gibi, tamamı Filistin... Sene 1947 paylaşım planı var ve Filistin küçülüyor, İsrail büyüyor. Geliyorum 1967'ye, 1949'la birlikte İsrail büyüyor, Filistin küçülüyor. Geliyorum bugüne, güncel durum şu an artık adeta Filistin yok, neredeyse tamamına yakını İsrail. İsrail doyuyor mu, hayır doymuyor. İsrail şimdi de kalanını almanın gayreti içerisinde. Peki Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin, Birlemiş Milletler'in İsrail ile almış olduğu bunca karar var, bu kararlar uygulamaya geçiyor mu, hayır geçmiyor. Peki o zaman Birlemiş Milletler ne işe yarıyor. O zaman bu çatının altında bizler, aldığımız kararlarla tesirli olamıyorsak adalet nerede temerküz edecek? İşte sıkıntımız burada."

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Gündem Haberleri

Tümü

Meteoroloji’den kuvvetli yağış uyarısı: O illerde...

Meteoroloji Salı günü için hava tahmin raporunu paylaştı. Hangi illerde kuvvetli yağış...

17 gün önce

Siverek Devlet Hastanesi’nde görev değişimi! Abdurrahman...

Siverek Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Doktor Münir Kaya, görevini Uzman Doktor Abdurrahman...

17 gün önce

Başkan Gülpınar’dan TEKNOFEST Güneydoğu’ya davet!

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında...

18 gün önce

Harran Üniversitesi Hastanesi’nde kuduz farkındalık eğitimi!

Harran Üniversitesi Hastanesi’nde, 28 Eylül Dünya Kuduz Günü kapsamında kuduz hastalığı, bulaş...

18 gün önce

Vali Şıldak’tan Kurtuluş Müzesi’ne ilk ziyaret!

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, çalışmaların tamamlanmasının ardından ilk ziyaretçilerini...

21 gün önce

Şanlıurfa'daki deprem güvenlik kameralarına yansıdı!

Şanlıurfa'da meydana gelen 5.4 büyüklüğündeki deprem anına ait güvenlik kamerası görüntüleri...

22 gün önce

Ruha TV ve Urfa Haber'de deprem anı!

Şanlıurfa’da meydana gelen 5.4 büyüklüğündeki depreme çalışırken yakalanan Ruha TV personelinin...

22 gün önce

Şanlıurfa’da vatandaşlar panikle şehri terk etmeye başladı

Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesinde saat 10.40'ta 5,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

22 gün önce

Muhammed Kendirci davasında mahkemeden tutukluluk kararı!

Şanlıurfa’nın Bozova ilçesinde 15 yaşındaki Muhammed Kendirci’nin kompresörle yüksek basınçlı...

23 gün önce

Şanlıurfa’da tanınan iş insanı hayatını kaybetti

Şanlıurfa’nın tanınan iş insanı Mustafa Akdağ 65 yaşında hayatını kaybetti. Akdağ’ın defin ve...

29 gün önce

Urfa'da bağ evi hırsızı JASAT’tan kaçamadı!

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde bağ evinden çok sayıda çeşitli malzemelerin çalınmasına ilişkin...

1 ay önce

Şanlıurfa’daki 3 ilçenin hükümet konakları tamamlandı!

Şanlıurfa’nın üç ilçesinde daha İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan hükümet konaklarının yapımı...

1 ay önce