RUHA TV Canlı Yayın (eski siteden)
Güncel - YaşamÖzel haberAsayişEkonomiSiyasetSporDünyaRöportajKültür-TurizmGündemEğitimBilim ve TeknolojiVideoBelediye haberleriFoto GaleriTarımYazarlarSağlık
Anasayfa Makaledetay
Ercan Ercan AKKAR
25.08.2025 10:18 · 37

AŞKIN İMTİHANI, SEVDANIN SABIRLA YAZILAN HİKÂYESİ…

Yorumlar
AŞKIN İMTİHANI, SEVDANIN SABIRLA YAZILAN HİKÂYESİ…

Yıllarca haber peşinde koştum. Çoğu zaman çatışmaların, kanlı olayların ortasında, çoğu zaman da uyuşturucu operasyonlarının, siyasi çekişmelerin göbeğinde… Kalemim hep siyaseti, güvenliği, bölgenin sert gündemini yazdı. Çok ender yazdığım bir şey vardı: Aşk... Aşkı, sevdaları, çiçekleri, böcekleri kalemime çok az konu ettim. Bazen gazeteci arkadaşlarla oturup sohbet ederken şaka yollu şöyle deriz:

‘Nasıl olsa günün birinde bu işi hakkıyla yapan herkesi tutuklayacaklar. Bari biz de siyaset yazmayı bırakalım, aşk yazalım, böcek yazalım, sevgililerimizi yazalım. Dua edelim, geçmişi yazalım.’ İşte bu yazı biraz o espriden doğdu.

35 yıllık meslek hayatımda bir elin parmakları kadar kalemimi politikadan ayırıp, sevdaya, aşka, kalbe değdirmek istedim. Çünkü insan ne kadar sert olayların içinde yaşarsa yaşasın, kalbinin bir köşesinde hep aşk için yer vardır.

Aşk; hayatın bütün telaşlarına, yorgunluklarına ve karmaşasına rağmen insanı ayakta tutan bir şeydir.

SİZ HİÇ KALBİNİZİN GÖĞSÜNÜZDEN FIRLAYACAK GİBİ ATTIĞI BİR AN YAŞADINIZ MI?

Bir bakışla içinizin titrediğini, zamanın durduğunu hissettiniz mi?

Eğer hissettiyseniz, bilin ki o tarifsiz duyguya herkes gibi siz de dokundunuz. Kimimiz için aşk, ilk bakışta göz göze gelmektir. Kimimiz için yıllar sonra yeniden kavuşulan bir yüz, hiç eskimeyen bir tebessümdür. Peki sizinki hangisi?

Aşk bazen bir söze, bazen bir gülüşe, bazen de sessizce uzatılan bir ele gizlenir. Ama şunu unutmayın; sevda, aşkın sabırla yoğrulmuş hâlidir. Aşk, gönlü tutuşturan kıvılcım ise, sevda o ateşi ömür boyu kor gibi taşıyabilmektir. Sevda da fedakarlık vardır. Birini bütün kusurlarıyla sevebilmek, fırtınalarda bile yanında durabilmek…

SİZ HİÇ SEVDALINIZ İÇİN UYKUSUZ KALDINIZ MI?

Onun bir gülüşü için kendi derdinizi unuttuğunuz oldu mu?

İşte sevda budur.

Bir sabah pencerenizden dışarı baktınız mı hiç?

Gökyüzünün ağır ağır aydınlanışına tanık oldunuz mu?

Aşk da böyledir; önce ürkek bir kıvılcımla başlar, sonra bütün hayatı aydınlatır. Ya da bir gül düşünün… Önce tohum düşer toprağa, sabırla bekler, kök salar. Sonra bir gün sessizce tomurcuklanır. O anı görenin kalbi sevinçle dolar.

PEKİ SİZİN GÖNLÜNÜZDE HİÇ BÖYLESİNE FİLİZLENEN BİR ÇİÇEK OLDU MU?

Sevdayı en güzel anlatan şeylerden biri de yolculuktur. Uzun bir yolculukta yanınızdaki insanla paylaştığınız bir bardak çayın tadını düşünün… Ya da aynı yağmurun altında birlikte ıslanmayı… Sizce bu küçük anlar mı değerli, yoksa gidilen yol mu? Aslında sevda, yolun kendisidir; kiminle yürüdüğünüz her şeyden daha kıymetlidir.

Bugün modern çağın hızlı yaşamında aşkı küçültüyoruz, basitleştiriyoruz. Mesajlarla, fotoğraflarla ölçüyoruz. Oysa aşk, bundan çok daha fazlasıdır. İnsan, sevdiğinin adını duyunca çocuk gibi heyecanlanıyorsa, onu beklerken zamanın nasıl geçtiğini unutuyorsa, işte orada hakiki bir sevda vardır.

SİZ EN SON NE ZAMAN BÖYLE HEYECANLANDINIZ?

Sevda aynı zamanda insana ahlak öğretir. Sevdiğini incitmemek için susmayı, onun mutluluğu için kendi nefsini dizginlemeyi öğretir. Kimi zaman fedakârlık yapmayı, kimi zaman sabırla beklemeyi… Belki de aşk, insan olmanın en samimi imtihanıdır.

Ve unutmayın; ister gençlik yıllarının deli dolu heyecanıyla yaşansın, ister yılların ardından yeniden kavuşulan bir sevda olsun… Aşk, insanı insana en çok yaklaştıran, hayatı anlamlı kılan en büyük sırdır. Şairin dediği gibi; ‘Aşk insana, insan da aşka emanet.’

Aşkla, sevdayla kalın.



Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu