RUHA TV Canlı Yayın (eski siteden)
Güncel - YaşamÖzel haberAsayişEkonomiSiyasetSporDünyaRöportajKültür-TurizmGündemEğitimBilim ve TeknolojiVideoBelediye haberleriFoto GaleriTarımYazarlarSağlık
Anasayfa Makaledetay
İbrahim İbrahim Taplamacı
14.06.2026 15:24 · 20

Bu defa Çanakkale'yi biz geçemedik maalesef.

Yorumlar
Bu defa Çanakkale'yi biz geçemedik maalesef.

Yirmi dört yıl sonra çıktığımız ilk dünya kupası Maçından maalesef yenilgi ile ayrıldık. Milli takım Maça klasik dizilişimiz olan 4-6-0 ile rakip takım ise 5-4-1 dizilişi ile başladı. Milli takımımız takım kendi kalesinden pas oyunuyla çıkmaya çalışırken Sarı yeşilli rakibin ilerde yapmış olduğu yalancı presten sonra hızlıca geriye koşup, kendi ceza alanları üzerinde beşli, hemen onların bir kaç metre önünde dörtlü ve yine onlara çok yakın oynayan forvet oyuncularının da katılımıyla takım halinde savunma yapmaları hem rakip ceza alanına girmemize hem de rakip kalede etkili olmamıza engel oldu. Bu oyun tarzı bize ceza alanı dışından şut şansı tanısa da Abdülkerim'in direkten dönen şutu hariç, etkili şutlar atamadık maalesef. Aslında rakip Avustralya takımının oyun felsefesi olan kendi yarı alanında kaptığı toplarla hücum edip, sonuca gitme arzusu, ne gariptir ki atak sonuçlandırmış bir pozisyonda onlara geçiş hücumu şansıyla yediğimiz golle geriye düştük. Rakibin bu hızlı hücum çıkışında Merih Demiral gibi tecrübeli bir defans oyuncusunun geri geri kaçıp, rakibin hızını düşürmek yerine aradaki mesafeye rağmen topa doğru hamlesi hem kolay çalım yemesine, hem hızlı olan rakip futbolcunun geniş alanda daha da hızlanmasına sebep olduğu gibi rakibiyle çok yakın olan Abdülkerim'in de önünü kesmek suretiyle gölün yenmesine katkıda bulunması büyük bir hata olarak göze çarptı.

Milli takımımız İlk yarı boyunca kalabalık defans içersinde, dar alanda çalım atabilecek oyuncu eksikliğini yaşayınca, Montella hoca ikinci yarıya Kenan Yıldız'ı alarak başladı. Ama çıkan oyuncu konusunda doğru karar verdiğini söylemek mümkün değil. Zira hem form durumu iyi olmayan, hem xe sahada oynanan oyun şekli kendisine uymayan Kerem Aktürkoğlu'na seksen beş dakika tahammül etmesi anlaşılır gibi değildi. Fizik olarak daha güçlü olan Barış yerine Kerem'in çıkması daha doğru olabilirdi. Kenan girince rakip ceza alanı çevresinde daha çok görünmeye başlamamıza ve Kenan'ın tamda kendisinden beklendiği gibi dar alanda iyi işler yapmasına rağmen rakip Avustralya takımı kale önlerini o kadar iyi kapattılar ki adeta Çanakkale geçilmezi oynadılar. Ceza alanı dışından kazandığımız bir iki serbest vuruşta ise kalecileri adeta kalesinde devleşti. Kenarlardan topu çizgiye taşıyamayınca rakibin dengesini de bozamadık maalesef.

Oyunun tamamında üstün olan taraf gibi görünmemize rağmen, rakibin kilidinin açılması konusunda herhangi bir çözüm planımızın olmayışı maçı kaybetmemizin en büyük sebeplerinden biri olarak göze çarptı. Bizim en iyi oyun formatımız olan geçiş hücumunu bırakıp tamamen baskın oynamaya çalışıp, rakibe çok sınırlı verdiğimiz geçiş hücumlarından iki gol yiyerek maçı kaybetmek çok manidardı.

Şimdi bu maça çok takılmadan önümüzdeki maçlara odaklanıp, dört takımdan üçünün bir üst tura geçeceğini unutmadan mücadeleye devam etmeliyiz. Henüz bitmiş bir şey yok.



Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu