Akçakale sahipsiz mi?
Bazen insan gerçekten hayret ediyor…
Bu kadar mı kopulur halktan?
Bu kadar mı görmezden gelinir bir şehir?
Akçakale İlçe Kütüphanesi için basit bir cihaz talebinde bulunduk.
Ne milyarlık ihale istedik, ne de büyük bir yatırım…
Sadece köy çocuklarının faydalanacağı küçük ama hayati bir ihtiyaç.
Yazdık.
Aradık.
Danışmanlara ilettik.
Ama sonuç?
Koca bir sessizlik.
Muhatap kim?
Hikmet Başak
Bir milletvekili düşünün…
Kendisinden talep iletiliyor ama cevap verme zahmetinde bile bulunmuyor.
Olumlu demiyorsun, anlarız.
Olumsuz de, onu da anlarız.
Ama hiç konuşmamak ne demek?
Bu, açıkça şunu gösterir:
“Ben sizi muhatap almıyorum.”
Daha ağır bir tablo olabilir mi?
Buradan açık açık soruyorum:
Akçakale’de yaşayan insanlar bu ülkenin vatandaşı değil mi?
Köydeki öğrenciler bu devletin evladı değil mi?
Yoksa bazı yerler sadece seçim zamanı hatırlanan, sonra unutulan yerler midir?
Daha da vahimi…
Bu tablo, sadece bir kişinin suskunluğu değil;
bir anlayışın iflasıdır.
Adalet ve Kalkınma Partisi yıllarca “halkın partisi” olduğunu söyledi.
Peki bugün?
Halk kapıyı çalıyor, içeriden ses yok.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a da buradan sormak gerekiyor:
Liste yapılırken neye bakılıyor?
Liyakata mı?
Halka yakınlığa mı?
Yoksa başka dengelere mi?
Çünkü sahadaki tablo şunu söylüyor:
Vatandaş konuşuyor…
Milletvekili susuyor.
Ve bilinmelidir ki;
En tehlikeli kopuş, işte bu sessizliktir.
Bugün bir kütüphane talebine cevap vermeyen anlayış,
yarın çok daha büyük sorunları da görmezden gelir.
Ey Akçakale halkı…
Siz talep etmeye devam edin,
ama unutmayın:
Cevap vermeyenler, aslında sizi çoktan yok saymıştır.
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.






