Şanlıurfa’da CHP Kongresi ve Gerçekler
Türkiye’de iktidara yürüyen ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin il başkanlığı seçimi Şanlıurfa’da yapıldı.
İl başkanlığıyla birlikte kurultay delegeleri de belirlendi.
Öncelikle, seçilen tüm yönetici arkadaşları kutluyorum.
Ancak, şunu da açıkça söylemek gerekiyor:
İktidara yürüyen, genel seçimlerde 15 milletvekili çıkarma potansiyeline sahip bir siyasi partiye gösterilen ilgi yok denecek kadar azdı.
Tek listeyle seçime gidilmesi bunun en açık göstergesidir.
Geleceği düşünen her siyasetçi bilir ki, önümüzde mutlaka yeni bir genel seçim süreci yaşanacaktır.
Ve hizmet aşkıyla yanıp tutuşan Şanlıurfalı hemşehrilerimizin iktidara yürüyen bir partide yer almak istemesi gerekir.
Fakat Urfa’da bu istek görünmüyor.
Belli ki Sayın Ferhat Karadağ dışında kimse aday olmaya cesaret edememiştir.
Bir başka açıdan bakarsak; yıllardır söylenen bir söz var:
“Şanlıurfa’da solcu olmak, Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya benzer.”
Bu söz bana değil, çok değerli ağabeyim, halen İzmir’de yaşayan Avukat Feridun Gökhan’a aittir.
Ne zaman umutsuzluğa düşsem, Türkiye ve Şanlıurfa’nın geleceği konusunda kafamda sorular belirdiğinde, kendisiyle ve aynı çizgideki bilge politikacılar Fuat Öncel ve İrfan Tüysüz ağabeylerimle dertleşirim.
Ne yazık ki bu kongrede, önümüzdeki genel seçimlerde CHP’den aday olmayı düşünen birçok isim sadece seyirci kalmıştır.
Yarın bir seçim olduğunda ise, geçmişte olduğu gibi “paraşütle gelen” adayların listelerin başına oturması kimseyi şaşırtmasın.
Tıpkı bir dönem Ali Murat Bucak örneğinde olduğu gibi, ya da bu seçimlerde İstanbul’dan gelerek Urfa listesinin başına yerleştirilen Sayın Mahmut Tanal örneğinde olduğu gibi…
Elbette Sayın Tanal, Türkiye genelinde tanınan, etkili bir siyasetçidir.
Ancak Şanlıurfa’nın seçmen profiliyle politik tarzı pek uyuşmamaktadır.
Bunun en somut örneği, bir Urfalı öğrencinin kendisine iletmek istediği masumane bir talebe karşı, danışmanının “Siz kimsiniz?” diyerek telefonu kapatmasıdır.
O an düşündüm: Ben niye aramıştım ki?
Belki de danışman, bu şehirden gelen her talebin bir “çıkar amacı” taşıdığını sanmıştı.
Ama Urfa halkı samimidir.
İçtenliğe, mütevazılığa, insana dokunan siyasete değer verir.
İşte bu nedenle Sayın Tanal Türkiye’ye hitap eden bir siyasetçidir, ancak Urfa’nın dokusuna tam olarak uymamaktadır.
Sonuç olarak sözü uzatmadan şunu söylemek isterim:
Şanlıurfalı seçmen, Ferhat Karadağ’ın etrafında kenetlenmeli, yeni seçilen yönetimi her açıdan desteklemelidir.
Yoksa bu şehirde Cumhuriyet Halk Partisi, 15 milletvekilliğinden bir tek vekil bile çıkaramayacak hale gelir.

Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.






