"Şanlıurfa'nın Vakti Yok!"
Şanlıurfa’da son yerel seçimlerin sonucu aslında sandığın değil, yılların biriken çürümesinin faturasını kime kestiğini açıkça gösterdi. Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı Kasım Gülpınar’ın kazanmasının temel sebebi, Zeynel Abidin Beyazgül döneminde belediyenin adeta bir “liyakat mezarlığına” dönüşmesidir. Çünkü belediye, hizmet üretmesi gereken bir kurum olmaktan çıkmış; akrabalık bağlarının, siyasi sadakatin, kişisel yakınlıkların ve kula kulluk edenlerin yükseldiği bir yapıya bürünmüştür.

Belediye başkan yardımcılarından genel sekretere, daire başkanlarından şube müdürlerine kadar atanmış birçok kişi, bilgi birikimi ya da yetkinliğiyle değil;
– Bir milletvekilinin yakını olduğu için,
– Milli Görüş çizgisine yakın durduğu için,
– Başkanın hanımının akrabası olduğu için,
– El pençe divan durup yalakalık yaptığı için,
– Fethullah Gülen’e kul olmuş veya Bülent Arınç çevresinin gölgesine sığınmış olduğu için göreve getirildi.
Bu gerçekleri yıllarca belediye başkan yardımcılığı yapan Mahmut Kırıkçı da bilir, başkan vekilliği yapan Ahmet Kaytan da bilir. Bu liyakatsiz kadroların AK Parti’ye seçimi kaybettirdiğini de en iyi Şanlıurfa halkı zaten sandıkta gösterdi. Çünkü belediyeye alınan işçi, memur, avukat, mühendis bile “dayısı olanın” kapısından girabildi. Gariban vatandaş 5 yıl boyunca bu düzeni sineye çekti ama sandıkta hesabını kesti.
Gelelim Bugüne…
Sayın Kasım Gülpınar, yaklaşık bir yıldır görevde. Fakat yeni yönetim kadrosuna seslenmek gerekiyor:
Türkiye’de bir büyükşehir belediyesi 42.000 çiftçiye ücretsiz mazot ve gübre veriyor.
Tarımı büyütüyor, üreticiyi büyütüyor, ülkeyi büyütüyor.

Peki Şanlıurfa?
42.000 çiftçiyi bırakın, 20.000 çiftçiye destek verebilecek bir çalışma başlatıldı mı?
Bu şehir tarımın başkentiyse, neden tarıma yön veren bir büyükşehir değiliz?
Neden üreticiye katkı sunan bir politika göremiyoruz?
Neden Şanlıurfa’nın bereketli ovası hâlâ günübirlik çözümlerle yönetiliyor?
Kasım Gülpınar sizleri o koltuklarda “oturun diye” değil, çalışın diye tutuyor.
Bu şehir lafla değil, icraatla ayağa kalkacak.
Bir de Basın Bürosu Meselesi Var…
Yazdıklarım size ulaşıyor mu?
Sanmıyorum.
Çünkü orada da işini hakkıyla yapmayanlar var.
Gerçekleri saklayarak, eleştirileri gizleyerek, şehrin nabzını başkana aktarmayarak kime hizmet ediyorsunuz?
Şanlıurfa’ya mı, yoksa koltuğunu korumaya çalışan dar bir çevreye mi?
Son Söz…
Sayın Kasım Gülpınar… Habib Aslanlar kolay yetişmiyor.
Bu şehir sizi umutla seçti.
Ama çevrenizdeki dar halka sizi yanıltırsa, bugün eleştirdiğimiz düzen yeniden kurulursa, millet yine aynı tokadı atmaktan çekinmez.

Şanlıurfa’nın Vakti Yok.
Bu şehir iş istiyor, üretim istiyor, adalet istiyor, liyakat istiyor.
Ve en önemlisi: Gerçek yönetim istiyor.
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.






