Urfalı Yardım Etmez! Şanlıurfaspor’a Sahip Çıkılmamasının Asıl Nedeni
Şanlıurfaspor Başkanı Kemal Saraçoğlu’nun “Kimse takıma sahip çıkmıyor” serzenişi aslında yıllardır herkesin bildiği, ama söylemekten çekindiği gerçeğin ilanıdır:
Urfalı para vermez! Destek olmaz! Hep ister, hiç vermez!
Bu şehrin refleksi budur. Fakir öğrenciye yardım yok, sokaktaki ihtiyaç sahibine el uzatan az… Ama konu Şanlıurfaspor olunca zaten kimseyi bulamazsın. Niye? Çünkü Urfa’da “vermek” değil “beklemek” kültürdür. İyilik bile hesapla yapılır. “Camiye yardım ediyorum” bahanesiyle işin içinden sıyrılanları herkes bilir. O cümle bir kaçış kapısıdır, vicdan kılıfıdır. Gerçek niyet çoğunlukla bellidir: Cebimden kuruş çıkmasın ama bana şehrin en iyileri anlatılsın.
İşçinin sigortasını yapmadan çalıştıran usta, cuma hutbesinde gözyaşı döker; fabrikatör hakkını yiyip sonra sosyal medyada iyilik pozları paylaşır. Urfa’da din, yıllardır siyasetin ve toplum mühendisliğinin en güçlü perdesi olmuştur. Perde öylesine kalındır ki, eleştiren “dinsiz”, hesap soran “nankör” ilan edilir. Yarım asırdır bu şehir dini söylemlerle uyutulmuş, gerçeklerin üzeri hamasetle örtülmüştür.

Gelelim asıl meseleye:
Urfalı Şanlıurfaspor’a Neden Destek Olmaz?
Çünkü Urfaspor başarılı olursa, yönetimi güç kazanacak. Güç kazanan yönetim yarın milletvekili olur, belediye başkanı olur, parti koridorlarında ağırlığı artar. İşte korkulan da budur! Bu şehirde başarı, tebrik edilmesi gereken bir şey değildir; koltuk tehdidi olarak görülür. Haset, rekabetten büyük; kıskançlık, dayanışmadan güçlüdür. O yüzden kimse çıkıp cesurca destek olmaz. Çünkü her kuruş, birilerinin siyasette güçlenmesine yatırım sayılır.
Bugüne kadar Urfaspor’a ciddi destek veren kaç kişi sayabilirsiniz? Şükrü Çadırcı, Pamuk Baba, Sehabettin Cevheri… Hepsi istisna. Cevheri, Vakıfbank Genel Müdürlüğü’ne gidip forma reklamı istediğinde kim “hayır” diyebilirdi? Kimse. Çünkü arkasında siyasi bir ağırlık vardı. Urfa’da güçlüyü reddedemezsin, çünkü yarın bakan olur, milletvekili olur, belediye başkanı olur. Koltuklar tehlikeye girecek diye herkes susar, boyun eğer.
Bir de televizyonlara çıkıp “Urfalı yardım etsin” demek var… Söyler söylemez kanallar değişir, sohbet kapanır. Çünkü Urfalıya “ver” demek, yağmura “yukarıya doğru yağ” demek gibidir. Alışmamış. Kültür buna göre kurulmamış. Daha düne kadar futbol oynamanın günah olduğunu anlatan hocaların sesi hâlâ kulaklarda. Spor günah ilan edilen bir zihniyetten kulübe para mı çıkar?
Kimse Kendini Kandırmasın.
Bu şehirde değişim üç günde olmaz.
Yılların alışkanlığı, bir dönemin değil, bir zihniyetin eseridir.
Ve artık net soruyu soralım:
Urfalı neden destek vermiyor değil; Urfalı destek vermemek için neyi bahane etmiyor?
Şanlıurfaspor’un kaderi yönetimlerde değil, bu şehrin zihniyet duvarlarını yıkmakta saklıdır. O duvar yıkılmadan ne kulüp büyür, ne şehir.
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.






