Algoritmaların Gölgesinde Vergi Adaleti
Vergi bir ülkenin ortak yükümlülüğüdür. Ama uygulamalar bazen vergisini dürüstçe ödeyen mükellefleri bile zan altında bırakabiliyor.
Özellikle kayıt dışı ekonomiyle mücadele için geliştirilen Kurgan sistemi, dün itibarıyla yüz binlerce işletmeye gönderilen “izaha davet” yazılarıyla ülke genelindeki kaygıyı daha da derinleştirdi.
Bu gelişmenin ardından, çok sayıda vatandaş ve işletme sahibi yayın kuruluşumuzu arayarak kaygılarını dile getirdi. Onların bu endişelerini dinledikten sonra, konuyu kamuoyuyla paylaşmak ve sorunun insani yönüne dikkat çekmek bir gazeteci olarak bizim için adeta elzem hâle geldi.
Elbette ki devletin dijital analiz sistemlerinin kayıt dışı ekonomi ve haksız kazançla mücadele için kullanılmasını sonuna kadar destekliyoruz; bu mücadelenin yanında olduğumuzu özellikle vurgulamak isteriz. Ancak bu sistemlerin uygulamada dürüst mükellefleri de zan altında bırakma ihtimalinin çok yüksek olması, kamuoyundaki kaygıyı artırıyor. Algoritmaların soğuk dili bazen mükellefin gerçek hikâyesini gölgede bırakabiliyor.
Bir düşünün… Şehrin kenar mahallesindeki küçük bir fırın… Günde üç vardiya çalışan, ucuza ekmek satmak için direnen ustalar… Bir sabah öğreniyorlar ki, un tedarik eden firmaya dair bir uyarı yazısı çıkmış. Fırın da “dikkat edilmesi gereken” mükellef listesine girmiş.
Ya da bir tekstil atölyesi… 10–15 işçiyle ihracata gömlek diken, vergisini düzenli ödeyen, siparişlerini yetiştirmek için gece gündüz çalışan bir işletme… Birden müşterilerine giden bir yazı yüzünden sorgulanır hâle geliyor.
Hatta yüzlerce kişiye iş sağlayan bir fabrika… Yıllardır ödediği vergilerle devlete katkı sunmuş, ama tedarik zincirindeki bir başka firmanın hatası yüzünden algoritmaların listesine takılmış.
Bu işletmelerde değişmeyen ortak şey; ne kaçakçılık ne kayıt dışı kazanç… Sadece, insan hikâyelerini göremeyen soğuk verilerin yarattığı yanlış algı.
Vergi idaresi elbette kaçakla mücadele edecek. Ama bu mücadele, dürüst mükellefleri kaygıya sürüklediğinde aslında sisteme duyulan güven de zayıflıyor. Ekonominin bel kemiği olan kayıtlı ve şeffaf işletmelerin yanında olunduğunu hissettirmek, vergi uyumunu da güçlendirecektir.
Bazen en etkili vergi politikası, daha fazla ceza değil; biraz empati ve biraz güven tesisidir. Mükellef devletine güvenirse, vergi de daha gönüllü ödenir.
Algoritmaların ürettiği soğuk verilerin yanı sıra, her faturanın ardındaki insan hikâyesini de hatırlamak gerekiyor. Çünkü rakamların ardında alın teri, emeğin onuru ve umut var.
Ve biz inanıyoruz ki; halen bu güveni yeniden tesis edecek güç de bu ülkenin iradesinde, umudu da vatandaşının yüreğinde var.
Hayatı, doğruları, ülkesini ve Urfa’yı seven herkese saygılarımla…

Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.






