RUHA TV Canlı Yayın (eski siteden)
Güncel - YaşamÖzel haberAsayişEkonomiSiyasetSporDünyaRöportajKültür-TurizmGündemEğitimBilim ve TeknolojiVideoBelediye haberleriFoto GaleriTarımYazarlarSağlık
Anasayfa Makaledetay
Ahin Ahin Güneş
08.09.2025 00:25 · 139

Nuh’un Gemisi Aslında Dünyadır

Yorumlar
Nuh’un Gemisi Aslında Dünyadır

Bugün, dünyanın belli bölgelerinden izlenebilen ve bu şanslı yerlerden biri olan Urfa’da da Kırmızı Dolunayla birlikte bir ay tutulması yaşandı. On binlerce insan, web sitemizde bu haberi okudu; paylaştığımız videolara ve fotoğraflara baktı. Bu ilgi bize şunu gösterdi: İnsan, teknoloji çağında bile hâlâ gökyüzüne merakla bakıyor, sorguluyor, anlam arıyor. İşte bu merak, bizim için de bir referans noktası oldu — çünkü gökyüzüne dair her ilgi, aslında insanın kendi varlığını sorgulamasının bir işaretidir.

Üstelik sadece ay tutulması değil. Bilim insanları uzak galaksilerden dünyaya doğru ilerleyen gizemli cisimlerden de söz ediyor. Belki bir kuyruklu yıldız, belki bir uzay aracı, belki de galaksiler arası bir zaman yolcusu… Net değil ama hayal kurmaya değer. Çünkü böyle ihtimaller bile bize şu soruyu hatırlatıyor: Biz, gökyüzünü seyrederken aslında kendi sorumluluğumuzu da görüyor muyuz?

Dünya: Asıl Nuh’un Gemisi

Bundan 30 yıl önce bir köşe yazımda da dile getirmiştim: Nuh’un gemisini dağların tepesinde aramaya gerek yok. Çünkü asıl gemi, içinde milyonlarca canlı türünü barındıran bu gezegenin ta kendisidir: Dünya.

Ve işte bugün, ay tutulması vesilesiyle bu konuyu yeniden hatırlatmak da gösteriyor ki; biz bunu 30 yıl önce fark etmişiz. O gün söylediğimiz bu söz, bugün hâlâ geçerliliğini koruyor. Dünya, bütün canlılarıyla birlikte, insanlığın en büyük emaneti ve tek gerçek gemisidir.

Yeryüzü, galaksiler arası bir tohum deposu gibidir. Belki bilinçle seçildi, belki tesadüfün mucizesiyle var oldu. Kim bilir, belki de Yüce Yaradan bu amaçla dünyayı var etti. Ama gerçek şu ki, bu gezegen evrendeki eşsiz çeşitliliğin yuvasıdır.

Acının Öğretisi

Hiçbir canlı acıyı yaşamadan mücadele etmez. Civciv kabuğunu kırmadan uçmayı öğrenemez, yılan yumurtadan çıkmadan hayatta kalamaz. İnsanoğlu da böyledir: Acı olmadan tatlının kıymeti bilinmez. Belki de insanlık barışı ve adaleti ancak ağır bedeller ödedikten sonra anlayacak. Ama bu dersin faturası çok ağır olabilir.

Nefsi Yenmek, Açgözlülüğü Ezmek

İnsanoğlunu acımasız kılan şey, arzularının sınırsız, imkanlarının sınırlı olmasıdır. Eğer insan açgözlülüğünü kendi ayaklarının altına alıp ezebilirse, dünya gerçekten cennet kadar güzel bir yer olabilir. Yoksa bugünkü hırsla bu gemi delinir, su alır ve bir gün batabilir.

Yer altı ve yer üstü bütün zenginlikler, gıdadan enerjiye, herkese fazlasıyla yeter. Ama insanoğlu paylaşmayı bilmedikçe, hem kendini hem de bu gemiyi yok edebilir.

Son Söz

Bugünkü ay tutulması, gökyüzüne bakıp hayret eden insanları birleştirdi. Belki yarın uzaklardan gelen bir cisim, merakımızı daha da büyütecek. Ama aslında asıl mesele çok açık: Dünya bizim Nuh’un gemimizdir. Ve biz bu geminin sahibi değiliz, sadece koruyucularıyız.

Eğer birbirimizi katletmek yerine, bu gemiye sahip çıkabilirsek; eğer hırsımızı dizginleyip paylaşmayı öğrenebilirsek; o zaman hem kendimizi hem de evrenin en değerli tohum deposunu korumuş olacağız.

Ve unutmayalım ki, hâlihazırda uzayda Dünya gibi bir yaşam yuvasının eşi benzeri bulunmuş değil. Sahip olduğumuzun kıymetini bilelim.

Hayatı, doğruları, Urfa’yı ve dünyayı yürekten tarafsız, çıkarsız seven herkese saygılarla.



Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu