RUHA TV Canlı Yayın (eski siteden)
Güncel - YaşamÖzel haberAsayişEkonomiSiyasetSporDünyaRöportajKültür-TurizmGündemEğitimBilim ve TeknolojiVideoBelediye haberleriFoto GaleriTarımYazarlarSağlık
Anasayfa Makaledetay
Melisa Melisa Toprak
10.12.2025 12:11 · 122

URFA’DA TÜRKÜLERİN SESİ VE BİR KARMAŞA: MARDİN’İN LEYLİ GECESİ İLE URFA’NIN SIRA GECESİ ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ

Yorumlar
URFA’DA TÜRKÜLERİN SESİ VE BİR KARMAŞA: MARDİN’İN LEYLİ GECESİ İLE URFA’NIN SIRA GECESİ ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ

Türkiye’nin Güneydoğusunda rüzgâr bile farklı eser. O rüzgâr, ovaların bulutlarıyla beraber geçerken bin yıllık hikâyeleri fısıldar; o hikâyelerin en yalın yankısı ise türkülerle karışır.  Güneydoğu’da türkü söylemek bir eğlencenin yanında, bir hafızayı yaşatmaktır. Her söz bir iz her ezgi bir tanıktır.

Güneydoğu’nun türkü kültürü, sadece notalardan ibaret bir müzik geleneği değil; acının, sevdanın, göçün, ayrılığın ve direncin ağır yükünü taşıyan bir sözlü tarih biçimidir. Kimi zaman bir annenin ağıtı, kimi zaman kavuşamayan iki gencin öyküsü, kimi zaman da bir aşiretin göç yollarında yankılanan bağırışıdır. Bölgenin çok dilli, çok kültürlü yapısı; Türkçe, Kürtçe, Zazaca ve Arapça ezgilerle iç içe geçmiş güçlü bir miras ortaya çıkarır.

Birbirlerine yakın olsalar da her biri kendi kültürünü bambaşka bir tınıyla taşır. Fakat konu türküye, sese, geceye ve eğlenceye geldiğinde; çoğu zaman Mardin’in Leyli Gecesi ile Urfa’nın Sıra Gecesi birbiriyle karıştırılır. Oysa iki gelenek, iki farklı ruhu, iki ayrı hafızayı ve iki başka toplumsal dokuyu temsil eder.

Bu yazı, hem iki şehrin türkülerinin derinliğini hem de bu iki gecenin karıştırılmasının nedenlerini anlamak için bir yolculuk niteliğinde.

URFA: TÜRKÜNÜN KENDİNE MÜZİK OLUŞTURDUĞU ŞEHİR

Urfa’da türkü söylemek, bir insanın hikâyesini anlatmasıyla başlar. Bu şehirde ses, bireyin içinden çıkar; ama çıktığı anda artık sahibinin olmaktan çıkar, topluma karışır. Urfa’nın köklü müzik geleneği, Gazeller, Hoyratlar, Uzun Havalar gibi çeşitliliğiyle benzersizdir. Bir hoyratın kırık sesi, bir gazelin sabırla çekilmiş acısını taşır.Sözün özü: Urfa’da türkü, bir coğrafyanın kaderini anlatır.Taşların sıcağını, Fırat’ın sesini, Harran’ın rüzgârını içinde taşır.

Sıra gecesi, dışarıdan bakıldığında sadece “türkü söylenen bir eğlence” gibi görünür. Fakat aslında çok daha fazlasıdır: Bir meclistir, bir eğitimdir, bir erkân gözetir ve her davranışın bir sembolik anlamı vardır.

Sıra gecesinde herkes “sırayla” söz alır. “Usta–çırak” ilişkisi sessizce işler.

Türkü söylemek kadar, dinlemek de bir adabın parçasıdır.Bu meclislerde: Uzun hava okunur, hoyrat söylenir, usta bir çırpıda bir gazele başlar, gençler büyüklerini dinlemeyi öğrenir. En sonunda çiğköfte yoğrularak birlik duygusu pekiştirilir.

Bu yüzden sıra gecesi, hem müzik hem de davranış kültürünün bütünleştiği bir törendir.Mardin’in Leyli Gecesi ise çok daha farklı bir ruh taşır.

Bu gece: Kasidelerin,Mardin şarkılarının, kaval ve udun tınısının,zılgıtın ve kahve sohbetlerinin, Dansların (çoğu zaman halay ve dolgulu figürlerin) bir arada bulunduğu bir akşamdır.

Leyli gecesi, kültürel olarak çok dilli ve çok halklı bir yapının ürünüdür.Arap, Kürt, Süryani, Ermeni izleri birbirine karışır.Bir şarkının içindeki Arapça kelimeler Mardin’in taşlarına sinmiştir; bir melodinin ritmi Süryanice bir ilahiden iz taşır. Leyli Gecesi daha çok estetik, romantik, çok kültürlü bir müzik gecesi gibidir.

URFA’DA TÜRKÜLERİN SESİ VE BİR KARMAŞA: MARDİN’İN LEYLİ GECESİ İLE URFA’NIN SIRA GECESİ ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ

PEKİ NEDEN KARŞIŞTIRILIYORLAR?

Güneydoğu’nun müzik geleneği dışarıdan bakıldığında “benzer” görülür.İki şehir de taş mimarisiyle ünlüdür. İkisinde de geceleri müzik yapılır.Her iki şehirde de gençler bir araya gelir, türkü söyler, halay çeker.

Fakat özleri farklıdır. Ritüel açısından Urfa’da erkân, usul, sıra düzeni ve usta–çırak ilişkisi belirginken, Mardin’de sofra etrafında sohbet ve şarkı geleneği öne çıkar. Müzik formunda Urfa; hoyrat, gazel ve uzun havalarla temsil edilirken, Mardin’de Arapça–Kürtçe karışık melodik şarkılar ve leyli kasideleri hâkimdir. İşlev bakımından ise sıra gecesi; öğreten, aktaran ve disiplinli bir kültürel meclis niteliği taşırken, leyli gecesi daha çok eğlence, sosyal etkileşim ve kültürel çeşitlilik sunar. Bu nedenle bir turist için her iki gelenek “gece kültürü” olarak görünse de, aslında aralarında belirgin farklar bulunmaktadır.

Mardin’in şarkıları melodik olarak yumuşak, akıcı ve romantiktir. Urfa’nın türküleriyse kalın ritimli, hoyrat ve kırık hava tonundadır. Bir Mardin türküsünde aşk, biraz mistik biraz Arap motiflidir. Bir Urfa türküsünde aşk, daha sert, daha yanık ve daha doğrudan çıkar. Bu farklılıklar görülmediğinde “aynı kültür” algısı oluşuyor.

Oysa her şehrin türküsü kendi toprağının sesidir.Urfa türkülerinin çoğunda bir yanık ses vardır.Bu ses:bazen bir annenin ağıdıdır,bazen bir askerin gurbete gidişidir,bazen Harran sıcağına karışmış bir sevdanın sabrıdır, bazen de kaderle yapılan sessiz bir pazarlıktır.Mardin’de aşk daha süslü, daha melodik söylenir;Urfa’da aşk doğrudan söylenir: Yanık, içten, filtresiz.

URFA’DA TÜRKÜLERİN SESİ VE BİR KARMAŞA: MARDİN’İN LEYLİ GECESİ İLE URFA’NIN SIRA GECESİ ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ

İKİ ŞEHİR, İKİ TINININ İKİ AYRI YÜREĞİ

Mardin Leyli Gecesi, çok kültürlü, melodik, zarif bir akşamdır.Urfa Sıra Gecesi, köklü, kurallı ve hafızayı geleceğe taşıyan bir meclistir.Fakat ikisinin ortak bir yanı vardır:İkisi de insanı kendi kimliğine biraz daha yaklaştırır.Urfa’nın türkülerinde insan kendini bulur; Mardin’in leyli gecelerinde ise kendini dinler.

Ve Güneydoğu’nun asıl güzelliği de burada saklıdır:

Bir şehir susar, diğeri söyler;

biri ağlar, diğeri güler;

ama ikisi de insanınyüreğine aynı yolu açar.

URFA’DA TÜRKÜLERİN SESİ VE BİR KARMAŞA: MARDİN’İN LEYLİ GECESİ İLE URFA’NIN SIRA GECESİ ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ



Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu