AK Parti Milletvekillerinin Dikkatine ;
12 Eylül sonrasının o karanlık siyasal ikliminde Türkiye yeniden sandığa giderken Şanlıurfa, Anavatan Partisi’ne tam 7 milletvekili vererek Turgut Özal’ın önünü açtı. Özal da bu desteği karşılıksız bırakmadı; Atatürk Barajı’nı bitirmek, Harran Ovası’nı suya kavuşturmak, Şanlıurfa’yı ayağa kaldırmak için devletin tüm imkânlarını seferber etti.
Şanlıurfa’nın bereketi artıyordu, esnafın yüzü gülüyordu, gençler iş buluyor, GAP dünyanın gururu hâline geliyordu. Kısacası memleket tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşıyordu.
Ama gelin görün ki…
Aynı dönemde, bu dev yatırımların nimetlerini sırtına yükleyip Ankara’ya gönderdikleri 7 milletvekili, Urfa’nın kaderiyle uğraşmak yerine birbirleriyle kavga edecek kadar vizyonsuz, kendi dar çevrelerinin çıkarıyla meşgul olacak kadar ufuksuz, halkın sabrını zorlayacak kadar şımarmış bir görüntü sergiledi.
Milletvekili yakınları bile devletin memur odalarından sokağın gündemine kadar “biz ne dersek o olur” tavrı takınıyor, kendilerini seçen milleti küçümseme cüretini gösterebiliyordu. Şanlıurfa halkı, Turgut Özal’ın hizmetleri hatırına bu densizlikleri bir süre sineye çekti; ama sabır dediğiniz şey bile bir yere kadar sürer.
Sonra ne oldu?
Özal’ın Şanlıurfa’da bir miting düzenleyeceği açıklandı.
Ve o gün geldiğinde Şanlıurfa halkı, meydanı öyle bir doldurdu ki yer gök titredi. Özal’a sevgi seli taştı; meydan doldu taştı. Ama mesele mitingin kalabalığı değildi; asıl fırtına, milletvekillerinin adları teker teker okunup halkı selamlamaya çağrıldıkları anda koptu.
Halk, 7 milletvekilinin 7’sine de öyle bir tepki gösterdi ki, bu sadece bir protesto değil, siyasi bir darbe dersiydi.
“Bizi temsil etmiyorsunuz!”
“Bizim adımıza konuşamazsınız!”
“Bu halk size mahkûm değil!”
O gün meydanda söylenen buydu.
Dönemin Tarım ve Köy İşleri Bakanı olan Hüsnü Doğan bile şaşkına döndü; gençlerle konuştu, raporladı ve Ankara’ya iletti. Sonuç?
Mitingden bir hafta sonra, gözaltına alınan gençlerden E.A. isimli bir gence Şanlıurfa Tarım İl Müdürlüğü’nden göreve başlama yazısı çıktı.
Halk, milletvekillerine tokadını böyle attı.
Devlete de mesajını böyle verdi.
Bugün Şanlıurfa’nın mevcut AK Parti milletvekillerine sesleniyorum:
Halkın sabrını test etmeyin.
Ankara’nın koridorlarında varlık gösterip memlekete yokluk yaşatmanın bedeli olur.
Bu topraklar Özal dönemindeki hizmeti unutmadığı gibi, bugünün suskunluğunu, kifayetsizliğini, kaybolmuşluğunu da unutmaz.
Şanlıurfa halkı dün nasıl meydanda konuştuysa, yarın sandıkta da konuşmasını bilir.
Ve konuştuğunda hiçbir koltuk, hiçbir imtiyaz sizi koruyamaz.

Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.






